BOLU KAFKAS DERNEĞİ
2006 | TEMMUZ
......................................................................ANASAYFA....DERNEGIMIZ....MESAJLAR....MESAJYAZ....İLETİŞİM
DUNYA CERKES BIRLIGI
KAFKAS DERNEKLERI FED. NART MİTİLOJİSİ
GENÇLİK KOMİSYONU
KAFKAS CUMHURİYETLERİ
ÇERKESLERİN TARİHİ
ÇİZGİLERLE ÇERKESLER
ÇERKES MUTFAGI
ÇERKESLERDE SOSYAL HAYAT
ÇERKES İSİMİLERİ
ETKINLIKLERIMIZ
GUNCEL
"Bir ihtimal daha var"

DUYURULAR
Bolu Kafkas Derneği olarak 23.01.2011 tarihinde Olağan Genel Kurulu yapmış bulunmaktayız. Yeni yönetim kurulu şu şekilde oluşturulmuştur. Ercan GÜLEN (Başkan), Kürşad ÖZCAN (Başkan Yardımcısı), Fuat COŞKUN ( ), Murat SEYOK (Üye), Cevher ALTUĞ (Muha


DUYURULAR
...

DUYURULAR
..


NART MİTİLOJİSİ
Çerkes mitolojisinin ana kaynağını oluşturan anlatımlara “Nart destanları” adı verilir. Nart destanları sadece Çerkes değil, neredeyse tüm Kuzey Kafkasya halklarının ortak ürünüdür. Nart destanları Adigeler (Çerkes) dışında Karaçay-Malkar Türkleri, Abhaz-Abaza, Oset, Çeçen-İnguş ve Kumuk Türklerinin folklorunda da yer alır.

Nart Destanları, Çerkeslerin binlerce yıldan bu yana ürettikleri ulusal destanlar bütününün adıdır. Çerkes Mythologia’sının bütününü kapsayan Nart destanları, İsa’dan önceki çağlardan bugüne Kuzey Kafkasya halklarının dilinde, müziğinde sanatında yer almış, bugünkü çağdaş Çerkes Literatürünün de temeli olmuştur. Başlangıcını tarih çağları içerisinde saptamak çok zordur. Ancak, doğanın çözülemeyen sırlarının dile getirilmesi olan Mythos’un insan dilinin ve sözcüklerinin ortaya çıkması ile başladığı dikkate alınırsa Nart Destanları’nın başlangıcı hakkında fikir sahibi olunabilir.

Kuzey Kafkasya Halk destanlarına ad olan “Nart” sözcüğü hakkında da kısa bir açıklama yapmakta yarar vardır. Kuzey Kafkasya da konuşulan Adıge şivelerinde “ne = göz” “Tın veya Ten = vermek” anlamına gelir. Aynı dil grubundan olan Abhaz ve Kuzey Abaza dillerinde de vermek fiili aynı kökendendir. “A- te –re = vermek” anlamındadır. “Ne = göz, ten veya tın” mastarının birleşmesinden oluşan “Netın veya Nertın” = “göz vermek, gözünü budaktan esirgememek” mitoloji kahramanlarına ad olmuştur.

Destanlarda ana unsur, insan yaşamını daha mutlu, daha renkli kılacak olan, insan onurunu yüksek tutacak olan insan sevgisini dile getirmektedir. Kuzey Kafkasyalılarda yaşamın ve edebiyatın binlerce yıl önce hümanizme yönelik oluşu gerçeğini ortaya koyar. Bu bir yerde Çerkeslerin tarih süreci içerisinde ulaştıkları uygarlık düzeyini ve ölçüsünü de gösterir.

Nart destanlarında devşirme üretim biçiminden tarıma, yerleşik uygarlığa geçiş izlerini bulmak çok kolaydır. İnsanüstü niteliklerle tanımlanan Nart kahramanlarının üretim uğraşısı ve tüketimi kolektiftir. En azından başlangıçta bu böyledir. Nart Tlepş’in orağı bulma öyküsü Halkın tarıma geçiş süreci açısından çok önemli izler taşımaktadır. Destan metinlerinde halkın tahtadan yapılmış sabanlarla toprağı sürdükleri, meyve ve özellikle üzüm yetiştirdikleri, şarap (Saneps) mayaladıkları, arı yetiştirdikleri anlatılmaktadır. Yine destanlarda Nartların ateşi bulmaları, (özellikle Sosrıkua ve Nesren Jak’e ile ilgili tekstlerde) çeliğe su vermeleri, madeni silahlar yapmaları gibi olaylar, bir toplumun maden çağına, maden uygarlığına geçişi bakımından da büyük anlam taşımaktadır.

Nart destanlarının ana motiflerini çok az değişmiş bir biçimde Akdeniz Uygarlıklarında üretilen Epos’larda da görmek olasıdır. Antik Grek, Mısır Sümer, Hitit, Pers ve Hind destanlarında da Nartlardan motif ve dokulara sıkça rastlanır. N.Y. Marr’ın araştırmalarına göre kültürünün oluşmasında Kafkasya kültürünün etkisi şöyle anlatılmaktadır; “Bilim adamları iki klasik dilde birkaç kültür ismine rastladılar. Bu durum Küçük Asya’da yaşamış fakat özellikle bilinmeyen bir dilin varlığına inanmaya itti onları… Ancak bu durumda karşımıza başka bir engel çıkmaktadır. Hatta buna başka bir realite de diyebiliriz. Bu ise sözünü ettiğimiz bu klasik dilin Hint – Avrupa kökenli olmayan bir zenginlikle beslediği gerçeğidir. (1) Marr bu konuyu daha da açarak şöyle demektedir;” Akdeniz kültürünün yaratılmasında Kuzey Kafkas Toplumu kendisini ilk etnos element olarak sayabilir.(2)

Destanlar sosyolojik açıdan geçirilen çağların izlerini taşımaları açısından da önem kazanmaktadırlar. Matriarkal (Anaerkil) düzen çağının gelenekleri ve özellikleri Seteney Guaşe’nin toplumsal görevlerinden anlaşılmaktadır. Seteney bu çağlardaki anlatımlarda, akıllıdır, bilgedir, erdemlidir. Tek başına Nartların danışma organıdır. Bu çağlarda ortaya çıkan bütün tekstlerde başkahramandır.

Giderek daha iyi çağlarda üretilen destanlar, daha değişik özellikleri olan yeni kahramanlar yaratmışlardır. Destanların en önemli isimlerinden olan Sosrıkua, Seteney’i gölgelemese bile Kuzey Kafkasya halklarının erkek kahramanı olarak Patriarcal (babaerkil) düzene geçişin simgesi haline gelmiştir. Hatta Nart halkının tek danışma makamı olan annesi Seteney Guaşe’nin karşı olduğu kimi konularda “Kadın Sözünün Kılavuz olamayacağı” şeklindeki sözü artık babaerkil çağa geçilmekte olduğunu belirtmektedir.

Nart destanları ata yurdumuz Kafkasya’da kimi araştırmacılar tarafından köy köy, şehir şehir gezilerek toplanmış, yazıya geçilerek ölümsüzleştirilmiştir. En büyük derleme Hadağatle Asker’in sistemli çalışması sonucu tamamlanmıştır. Yedi ciltli bir bütün, önsöz, konuya giriş, yazının kuralları, metinler, şarkı melodileri, destanların derlenişinde dinlenen anlatımcılar ve şarkılar, anılar ve sona eklenen bir sözlükten oluşmaktadır. Adıge dilinin çeşitli ağızlarında söylenen destanlar aslına sadık bir biçimde 1946 – 1971 yılları arasında derlenmiş ve Maykop Adıge Bilimleri Araştırma Enstitüsü tarafından basılmıştır. Destanların Kabardey dili ile söylenenleri ayrıca Şortan Askerby tarafından derlenmiş ve Kabardey – Balkar Cumhuriyetinde basılmıştır. Abhazya’da aynı derleme işi Yinaliypa Şalwavw Bagrat Şınkuba tarafından, Karaçay Çerkes Abazacası ile de Mereymkhuıl Vladimir tarafından derlenmiştir.

Nartlar Destanı

SON SAVAŞ

İnsanlarla bir türlü baş edemediler tanrılar.
Yok edemediler yiğit Nart halkını, .
Ne açlıkla, ne soğukla ne de vebayla. .
Püskürttüler Jedler’i, Dawegler’i Nartlar. .
Baş başa bırakarak utançlarıyla. .
Tanrıların intikamından korktukları yoktu. .
Uzun zamandır ortalıkta görünmüyorlardı. .
Sanki hiç var olmamış, yaşamamışlar gibi.
Nıhasta toplanan Nartlar bir gün
Aralarında şu karara vardılar birlikte:
Jedler, Dawegler bizlere düşman.
Yiğitliğimize duydukları kıskançlık
İçin için kemiriyor, yiyip bitiriyor onları.
Tanrı ise göklerde en önde gelen varlık.
Jedler’in kötü oyunlarını hoş görüyor.
Onların ebedi dostu, koruyucusu.
Birinci düşman görelim bizde tanrıyı.
Savaşta onu yenemeyeceğimize göre
Sürelim gökler ötesine en iyisi,
Oklar fırlatmaya başlayarak yeniden.
Rahat, huzur vermeyecek hiçbir zaman.
Nart halkını lanetleyecek sonsuza dek.
Jedler bunu öğrenince, endişeyle
Yeniden tanrıya çıktılar Dawegler’le birlikte.
Tanrı bozgundan haberi olduğu halde,
yinede Kurnazca meleklere şöyle sordu:
Sizi ne endişelendirmiş, anlatın hadi!
Eşikte bağrıştılar bir ağızdan dehşetle:
Ah, endişe duymamamız elde mi?
Görüyorsun, geriye döndük utançla.
Ordumuzu bozguna uğrattı savaşta Nartlar.
Sadık Jedler’den çoğu ölüp gittiler.
Adımız lekelendi bu kara günde.
Seni de ilgilendiriyor bu düştüğümüz durum.
Her şeye hükmeden tanrı kara öfkeyle
Güzel kırlangıcı çağırıp emrini bildirdi:
Uç kırlangıç Nart köyüne beklemeden!
Öfke dolu gözü kara halkına duyur;
Tanrı acımasızca cezalandıracak Nartlar’ı
Yeryüzünün evlatları, vicdan nedir unuttular.
Ölüme mahkûm ettiler Jedler’i, Dawegler’i.
Nartlar’ın gözünden düştü tanrının kendiside.
Yeryüzüne uçtu kırlangıç Nart köyüne doğru.
Damların üstünde belirip kayboluyordu kanatları.
Nartlar Nıhasta toplanmışlardı bu sırada.
Tanrını duyurusunu onlara bildirdi.
Dinledikten sonra bu sözleri büyük bir sabırla,
Şöyle dediler bir ağızdan gerçeği gizlemeden:
Seni gönderene, tanrıya şu sözleri aktar!
Biz kararımızda ısrarlıyız, dönmemiz mümkün değil.
Seni tanımak istemiyoruz bundan böyle.
En zor günümüzde yardım etmedin bize.
Her zaman düşmanlarımızdan yana oldun üstelik.
Yenilmez Yüce Batraz’dan yoksun bıraktın bizleri.
Ordular gönderdin Nart topraklarına
Kahraman halkımızı yok etmek için.
Neden veba illetini üzerimize saldın?
Rezilliğimizi görmek istedin niçin?
Bereketli ekin tarlaları engel mi olmuştu sana?
Usandırmış mıydı seni mutlu Nart halkı?
Aşağılanmak istemiyoruz hiçbir biçimde.
Seni saymıyoruz artık, kararımız kesin.
Duaları, yakarıları çoktan bıraktık.
Sırtımızı san döndük böyle bilesin!
Seninle eşit gibi konuşuyoruz şimdi,
Açık bir savaşa çağırıyoruz seni!
Narlar’ın yanıtını dinledikten sonra kırlangıç
Biranda gökyüzüne havalandı gerisingeri.
Tanrının önüne çıkıp, olanları anlattığında
Bir ok saplanmıştı adeta tanrının evine.
Öfkeden çılgına döndü tanrı
Kırlangıcı Nartlar’a gönderdi yeniden:
Sor Nartlar’a, yanıt versinler hemen!
Kabilelerinin kökünü mü kazıyayım tümden?
Ya da dirençleri bütün bütüne kırıp
Perişan bir kuşak mı bırakayım geleceğe?
Hemen seçimini yapsın düşmanlarım!
Kırlangıç yeryüzüne uçtu zaman geçirmeden,
Tanrının sözlerini Nartlar’a aktardı.
Kırlangıca şu sözleri söylediler gülerek:
Seni gönderene uç yeniden!
Şu yanıtımızı aktar çekinmeden:
Köle olarak utanç içinde yaşamaktansa,
Hep birlikte ölmek daha iyi, kararımızı verdik.
Biz Nartlar onurumuzu çiğnetmeyiz.
İstemeyiz asla zavallı, perişan bir kuşak,
Teke tek savaşa hazırız gitmeye!
Yeniden tanrının yanına vardı kırlangıç.
Nartlar’ın sözünü bir bir aktardı.
Tanrı söyledi: Ey kırlangıç uç geriye,
Tanrının unuttuğu Nartlar’a son kez!
Devrisi gün şafak söker sökmez dağa,
Waza’ya çıkılacak tanrı buyruğuna göre
Herkes küçükten en büyüğüne kadar silahlarıyla.
Ben de ordumla geleceğim sabahleyin erken.
Korkunç, kesin savaşı başlatacağız hemen!
Nartlar da korkusuz yola hazırlandılar.
Tanrıyla savaşa hazırdılar hepsi.
İşte yüce Waza dağının doruklarına
Göğün masmavi örtüsü altında
Savaş düzenine geçmişlerdi birlikler
Büyük bir suskunluk içinde çadırları açarak.
Herkes bekliyordu tanrının gelmesini
Ve ansızın dağa baş kaldırdı korkunç;
Bir kasırga koptu yerle bir eden.
Şimşekler çakıyordu çekiç gibi
Koca kayalar yerlerinden kopuyor,
Ağaçlar devriliyordu kökleriyle birlikte,
Nart ordusu korkusuzca dikilmiş,
Öfkeyle ve sabırla tanrıyı bekliyordu.
Gökyüzü zinciri apansızın gürledi
Bulutlar altından uçan Jed sürüsü.
Aleve boğdular Nart toprağını boydan boya.
Nartlar da oklarına davrandıkları gibi
Ok yağmuruna tuttular gökyüzünü.
Bilenmiş oklar hedeflerini bulmuştu.
Göklerde azalmıştı Jed sürüsü.
Melekler endişeye kapılarak yine
Kaçmışlardı korku içinde tanrının yanına.
Tanrının öfkesi geçmemişti hala.
Bir kuşku çökmüştü her nasılsa içine.
Nartlar’ı yenebilecek miydi gücüyle?
İstediği gibi gerçekleşecek miydi savaşın sonu?
Fakat kin katılaştırmıştı tanrıyı.
Bu kez iki kat güç gönderdi yeryüzüne.
Tüm tarlalar ateşle yandı, kavruldu.
Nartlar vuruştular gün bitimine dek.
Dağlar sarsılıyor, bulutlar dağılıyordu.
Geçilmezi sık ormanı terk etmişlerdi.
Vahşi hayvanlar, kuş sürüleri
Her yan yanıyordu korkunç alevlerle.
Sırdon şu öğüdü vermişti savaş sırasında:
Dağlara çekilmemiz gerek, kahramanlar;
Saklanabiliriz ancak derin boğazlarda
Göğün gazabından, ölümcül oklardan
Sürdüre sürdüre büyük savaşı bir yandan
Dağlara çekildiler Nartlar yığınlarla.
Bir yıl kadar dolaştılar dağların arasında.
Bir araya gelerek sonra şu sözleri ettiler:
Ne mi yapacağız bundan sonra gururlu Nartlar?
Tanrıyla savaşa giriştiğimiz zaman
Onurlu sona çoktan karar vermiştik zaten.
Köle olarak yaşamak ve bu utanca katlanmaktansa
Şanlı biçimde ölelim daha iyi
Sonları böyle oldu yürekli Nartlar’ın.
Dünya dönüp durdukça hatırlanacak hep
O cesur, onurlu insanların kahramanlıkları.


bkd@bolukafkasdernegi.org